Ozon terapi bağışıklık sistemini güçlendirmek isteyen, hastalıklara karşı daha etkili bir koruma sağlamak isteyen ve bunun dışında cilt kırışıklıkları, kronik yorgunluk, cinsel istekte azalma, anksiyete, dikkat eksikliği, aşırı stres gibi sıkıntılar yaşayan insanlara önerilen bir tedavi yöntemidir. Yan etkisi olmaması ve ilaçlarla etkileşim gerektirmemesi sebebiyle son derece risksiz doğal bir tedavi yöntemidir. Ozon terapi yönteminin uygulanma alanı son derece geniştir. Sadece bazı sakıncalı hastalıklara sahip kişilere önerilmez. Örneğin, kanla ilgili bazı kalıtsal hastalıkları (pıhtılaşma sorunu) olan insanlara ozon terapi uygulanmaz. Hipertiroid rahatsızlığına sahip ve hormonal bozukluğa sahip olan kişilere ozon terapi önerilmez. Bunlara ek olarak kalp enfarktüsü olan, kanamanın durmadığı bazı hastalıklarda da ozon terapi önerilmez.

OZON TERAPİ UYGULANMA ŞEKLİ

Tıbbi (medikal) ozon aslında saf ozon ile saf oksijen birleşimi şeklinde kullanılır. Yapılan uygulama şekline bağlı olarak ozon konsantrasyonu oranı 1 ve 100 µg/ml (ozon dozu gamma olarak adlandırılır) arasında değişir. Kişinin hali ve medikal durumuna göre toplam miktar belirlenir. Sonrasında bu tedaviyi yapacak olan doktor toplam dozun ne şekilde, hangi miktarda uygulanacağını belirler.

Ozon terapi içinde miktar düşük tutulduğunda vücudun direnci artar, ozon bağışıklık sistemini aktif hale getirir. Kanımızın hücresel yapısını oluşturan temel hücreler; alyuvarlar ve akyuvarlardır. Ozon terapi ise bu hücrelerin yenilenme hızını artıran güçlü bir etkendir. Ozon terapide alyuvarlar aracılığıyla kanın oksijen taşıma kapasitesi ve kalitesi artırılırken bu sırada akyuvarlarda başlamış olan reaksiyon süreci vücudun bağışıklık savunma ile kendini tamir etme mekanizmasını hareke geçirir. Ozon terapi sayesinde oluşan bu reaksiyona yanıt olarak vücutta cytokin adı verilen özel maddeleri üretir. Bu özel maddeler hastalıklara karşı bütün bağışıklık sistemini adeta zincirleme bir şekilde pozitif değişiklik oluşturarak diğer hücreleri haberdar eder. Bu medikal ozon terapi, bilhassa bağışıklık sisteminin zayıf olduğu veya deforme olan hastalara uygulanmasında çok etkili ve başarılı sonuçların alınmasına imkan sağlar. Ozon terapinin bir diğer önemli özelliği de kan dolaşımını artırıp düzene sokma yeteneğidir. Bu özellik dolaşım hastalıklarına sahip olan insanların tedavisinde, vücut fonksiyonlarının yeniden canlı hale getirilmesinde büyük bir rol oynar. Ozon terapinin bedenin kendi dinamiklerini canlandıran harekete geçiren doğal bir tedavi yöntemi olduğu kanıtlanmıştır.

Ozon tedavisi hangi hastalıkların tedavisinde kullanılır?
Oksijen terapisi veya diğer adı ile ozon tedavisi, birçok hastalıkta yardımcı tedavi yöntemi olarak sıklıkla tercih edilmektedir. Bunlardan bazıları şu şekilde sıralanabilir:

Dolaşım Bozuklukları
Ozon tedavisinin en sık kullanıldığı hastalık, dolaşım bozukluklarıdır. Özellikle diyabet hastası bireylerde görülen ayak bölgesinde uyuşma, karıncalanma, üşüme ve ağrı gibi rahatsız edici sorunlar hastalığın yol açtığı dolaşım bozukluğundan kaynaklanır. Bu hastalarda dolaşım bozukluğunun yol açtığı etkiler ‌hiperbarik oksijen tedavisi ile büyük oranda önlenebilmektedir.

Kanser
Kanser hastalarında tamamlayıcı tedavi olarak tercih edilebilen yöntemlerden bir tanesi ozon tedavisidir. Bağışıklık sisteminin ‌aktivasyonunu artıran ve kanserle savaşan hücrelerin üretimini destekleyen oksijen terapisi, vücudun genel direncine olumlu yönde katkı sağlayarak kanser tedavisine yardımcı olur. Aynı zamanda zindelik vermesi sebebiyle kemoterapinin olumsuz etkilerinin azaltılmasında da önemli rol oynar.

Göz Hastalıkları
Özellikle yaşlılığa bağlı olarak damarların yapısında meydana gelen bozulmalar sonucu optik sinirler ve retinada hasarlar oluşur, bu da göz hastalıklarına sebebiyet verir. Bu gibi durumlarda uygulanan ozon tedavisi, dolaşımdaki aksaklıkların önüne geçilmesine yardımcı olur. Tedavinin hastalığın gerilemesini sağlayıp sağlamadığı konusundaki çalışmalar yetersiz kalsa da, göz hastalıklarının ilerleyişini önemli ölçüde önlediği bilimsel araştırmalarla desteklenmektedir.

Bakteri ve Mantar Enfeksiyonları
Mantar ve bakterilerin üremesini engelleyici özelliği sebebiyle uzun süredir suların arıtılmasında kullanılan ozon, bu ajanların sebep olduğu hastalıkların tedavisinde de başarıyla uygulanmaktadır. Özellikle ayak bölgesinde oluşan mantar hastalığında oksijen tedavisi uygulanarak inatçı enfeksiyonların önüne geçilmesi mümkün olabilmektedir.

Yukarıda belirtilen hastalıkların haricinde oksijen terapisi; romatizma, artrit, yatak yaraları, kolit ve ‌proktitis gibi bağırsak enfeksiyonları, vurgun, ‌herpes ‌simplex ve ‌herpes ‌zoster virüslerinin sebep olduğu hastalıklar ve karaciğer ‌enflamasyonları gibi birçok hastalığın tedavisinde tamamlayıcı tedavi yöntemi olarak kullanılmaktadır. Ayrıca ‌anti-aging olarak da bilinen yaşlanma karşıtı bazı terapilerde de ozondan yararlanmak mümkündür.

Ozon tedavisinin faydaları ve zararları nelerdir?
Ozon tedavisi, dokulara ulaşan oksijen miktarının büyük ölçüde arttırılmasını sağlaması sebebiyle tıbbın birçok farklı alanında tercih edilmektedir. Hekimin önerileri doğrultusunda uygulandığı takdirde rutin tıbbi tedavinin sonuçlarına herhangi bir etkisinin bulunmaması bu tedavi yönteminin en büyük artılarından bir tanesidir. Medikal ozon, uygun şekilde uygulandığı takdirde etkili, pratik, hızlı, tamamen güvenli ve ucuz bir tedavi türüdür.

Ozon terapisi uygulamasının yapıldığı ortamlarda oksijenin yanıcı bir element olduğu göz önünde bulundurularak gerekli önlemler alınmalıdır. Tedavinin en önemli riski ‌hipoventilasyon, yani akciğerlerde temiz hava ile kirli hava değişiminin yeterli oranda yapılamaması durumuna bağlı olarak plazma karbondioksit oranının artmasıdır. Bu durumun önüne geçmek için özellikle akciğer hastalığı bulunan bireylerde doz ayarlaması iyi yapılmalıdır. Ozon tedavisinin sınırlı sayıda bireyde görülen yan etkilerinden birkaçı ise basınca bağlı olarak orta kulakta travma oluşumu, görme bozukluğu, kapalı ortamda yapılan tedavi nedeniyle klostrofobi (kapalı alan fobisi) sorununun ortaya çıkması ve nefes alırken ağrı oluşumudur.

Sonuç olarak oksijen terapisi, alanında uzman hekimlerce kurallara uygun olarak uygulandığı takdirde birçok hastalığın tedavisinde başarı oranını arttıran, yan etkileri oldukça sınırlı olan ve tüm yaş gruplarında güvenle uygulanabilen yenilikçi bir tedavi yöntemidir.

Ozon Tedavisi İle Kendinizi Çok Daha Genç Hissedebilirsiniz

Anti-aging: Yaşlanma ve yaşlanmanın etkilerinin geri alınması, bedensel ve ruhsal anlamda daha sağlıklı, zinde olmak ozonun getirdiği yararlar arasındadır.

Detoksifikasyon: Çeşitli nedenlere vücuda giren kimyasal ve biyolojik atıkların zararsız hale getirilmesi ozon tedavisi ile sağlanabilmektedir.

Zayıflama Tedavisi: Ozon tedavisi insan vücudunda yarattığı etkiler aracılığı ile kilo sorunlarını giderebilmektedir. Ayrıca özellikle ozonun içeriği olan yüksek enerjili oksijen sayesinde deri hücrelerinin canlanması ve gençleşmesi sağlanmakta, sellülit sorunları da giderilmektedir.

Bağışıklığın güçlenmesi, direncin artması: Ozonun sağladığı en önemli yararlardan biri de sağlıklı olan kişilerin bu halinin devamının sağlanmasıdır. Artan vücut direnci, güçlenen bağışıklık sistemi sayesinde çeşitli enfeksiyon hastalıklarına yakalanma olasılığı azalırken, hastalıkların da kısa sürede atlatılması mümkün olmaktadır.

Kronik Yorgunluğun Giderilmesi: Çağımızda birçok kişinin ortak derdi olan sürekli olarak kendini yorgun, bezgin hissetme durumu ozon yardımıyla giderilmektedir. Ozonun verdiği etki ile yorgunluğa neden olan kimyasal reaksiyonlar önlenmektedir. Yüksek enerjili oksijen, insanların kendilerini zinde ve sağlıklı olarak hissetmelerini sağlamaktadır. Bu geçici bir hissediş değil, tedavi sonrasında da devam eden bir durumdur.

Ağrıların Giderilmesi: Herhangi bir hastalık olmaksızın sağlıklı insanlar da çeşitli nedenlerle ağrı hissedebilmektedir. Bunun nedeni yorgunluk, stres ya da başka bir etken olabilir. Ozonun etkisiyle bu ağrılar oluşmamakta ve oluşanlar da giderilmektedir. Ayrıca kanser ağrısı, yaralanma, yanık, kesik gibi travmalar sonucu oluşan veya psikolojik kaynaklı ağrılar da ozonla tedavi edilebilmektedir.